İLK EŞİK "Filin Öyküsü"
Satış Kapalı
İstanbul, Üsküdar
|
21.06.2026 - 28.06.2026
|
296 görüntülenme
Bu seride yer alan sahneler, tarihsel anlatılar değil; Kur’an’da geçen kıssaların, insanın hakikatle yüzleştiği anlarına odaklanan görsel karşılıklarıdır.
Her biri, bir olayın kendisinden çok, o olayın içindeki kırılma anını seçer. Gücün sarsıldığı, yönün değiştiği, insanın bildiğini sandığı şeyle yeniden karşılaştığı anları…
Bu seçim tesadüf değildir.
Çünkü bu kıssalar yalnızca geçmişe ait değildir.
Yaklaşık 1400 yıl önce indirilen bu metin, bugün de aynı soruyu sormaya devam eder:
İnsan, gerçekten neyi bildiğini zanneder?
Bu eserler, kıssaları yeniden anlatmak için değil; onların...
Her biri, bir olayın kendisinden çok, o olayın içindeki kırılma anını seçer. Gücün sarsıldığı, yönün değiştiği, insanın bildiğini sandığı şeyle yeniden karşılaştığı anları…
Bu seçim tesadüf değildir.
Çünkü bu kıssalar yalnızca geçmişe ait değildir.
Yaklaşık 1400 yıl önce indirilen bu metin, bugün de aynı soruyu sormaya devam eder:
İnsan, gerçekten neyi bildiğini zanneder?
Bu eserler, kıssaları yeniden anlatmak için değil; onların...
Bu seride yer alan sahneler, tarihsel anlatılar değil; Kur’an’da geçen kıssaların, insanın hakikatle yüzleştiği anlarına odaklanan görsel karşılıklarıdır.
Her biri, bir olayın kendisinden çok, o olayın içindeki kırılma anını seçer. Gücün sarsıldığı, yönün değiştiği, insanın bildiğini sandığı şeyle yeniden karşılaştığı anları…
Bu seçim tesadüf değildir.
Çünkü bu kıssalar yalnızca geçmişe ait değildir.
Yaklaşık 1400 yıl önce indirilen bu metin, bugün de aynı soruyu sormaya devam eder:
İnsan, gerçekten neyi bildiğini zanneder?
Bu eserler, kıssaları yeniden anlatmak için değil; onların bugünle kurduğu bağı görünür kılmak için vardır. Her sahne, izleyeni kendi zamanıyla yüzleştirir.
Bazen bir güç en zirvesindeyken durur.
Bazen bir çıkmaz, başlangıca dönüşür.
Bazen de insan, en doğru bildiği yerde yanıldığını fark eder.
Bu seri, kıssaların “olmuş olan” değil, “olmaya devam eden” yanına bakar.
Ve izleyene bir cevap sunmaz.
Onu, bildiğini sandığı yerden sorgulamaya davet eder.
Bu eser ise, bu anlatının ilk eşiğidir.
Her biri, bir olayın kendisinden çok, o olayın içindeki kırılma anını seçer. Gücün sarsıldığı, yönün değiştiği, insanın bildiğini sandığı şeyle yeniden karşılaştığı anları…
Bu seçim tesadüf değildir.
Çünkü bu kıssalar yalnızca geçmişe ait değildir.
Yaklaşık 1400 yıl önce indirilen bu metin, bugün de aynı soruyu sormaya devam eder:
İnsan, gerçekten neyi bildiğini zanneder?
Bu eserler, kıssaları yeniden anlatmak için değil; onların bugünle kurduğu bağı görünür kılmak için vardır. Her sahne, izleyeni kendi zamanıyla yüzleştirir.
Bazen bir güç en zirvesindeyken durur.
Bazen bir çıkmaz, başlangıca dönüşür.
Bazen de insan, en doğru bildiği yerde yanıldığını fark eder.
Bu seri, kıssaların “olmuş olan” değil, “olmaya devam eden” yanına bakar.
Ve izleyene bir cevap sunmaz.
Onu, bildiğini sandığı yerden sorgulamaya davet eder.
Bu eser ise, bu anlatının ilk eşiğidir.
₺
—
Sergideki Eserler
Filin Öyküsü
Sanatçı: Neslihan Aktaş
Ölçü: 150×225
Yayınlandığı Tarih: 20.06.2026
Neslihan Aktaş
Fiyat
₺2.500.000
Satış Kapalı